YÖK üniversitelerde eğitim sisteminde hangi değişiklikleri planlıyor?

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 20 Aralık’ta katıldığı bir programda, üniversite eğitimini 4 yıldan 3 yıla düşürmeyi planladıklarını duyurdu.

Prof. Dr. Erol Özvar, 25 Aralık’ta yeni sistemde ders sürelerini ve kredileri koruyacaklarını açıkladı. Özvar, üniversitelerde üçüncü dönem için gerekli zamanı tatillerden kısarak oluşturacaklarını belirtti. Yeni sistemle üç ay süren yaz tatilini kısaltmayı planladıklarını ifade etti. Özvar, üniversitelerle çalıştıklarını ve yaz aylarını eğitime dahil etmeyi hedeflediklerini söyledi. Yaz okulları yerine yıl içinde üç sömestrli bir model tasarladıklarını vurguladı. Özvar, bir yıl içinde üç farklı sömestr uygulanacağını dile getirdi.

“14 hafta sürüyor bir yarıyıl eğitimi,. Bunu biraz daha kısaltacağız ancak öğrencilerin alacağı krediyi, yapacağı projeyi azaltmayacağız. Daha yoğunlaşmış bir programlama ile eylül ayında başlayan ve temmuz ayında sona eren bir eğitim planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Üç Dönemli Üniversite Sistemi Üzerine Akademik Değerlendirme

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, istihdam odaklı tercih kılavuzu sunduklarını daha önce açıkladı.

Özvar, iş dünyasıyla bağı zayıflayan bölümleri kapattıklarını ve yeni alanlar açtıklarını belirtti. Bu yaklaşım, yükseköğretim sisteminin iş dünyasıyla daha uyumlu hale getirilmesini amaçlamaktadır.

Üç dönemli sistemi savunanlar, öğrencilerin üç yılda mezun olmasını önemli bir avantaj olarak görüyor.

Bu yaklaşıma göre erken mezuniyet, gençlerin iş hayatına daha hızlı katılmasını sağlıyor. Ayrıca derslerin yıl geneline daha dengeli yayılması, akademik sürekliliği artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Savunucular, özellikle uygulamalı alanlarda bilgi tazeliğinin korunacağını ve öğrenme sürekliliğinin güçleneceğini vurgulamaktadır. Bununla birlikte kampüslerin yılın büyük bölümünde aktif kalması, üniversite kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sunmaktadır. Laboratuvar, kütüphane ve derslik gibi fiziksel altyapı unsurlarının etkin kullanımının eğitim kalitesini artıracağı savunulmaktadır.

Buna karşılık eleştirel yaklaşımlar, üç dönemli sistemin öğrenciler üzerinde artan akademik baskı yaratabileceğine dikkat çekmektedir. Eleştirmenler, yoğun ders temposunun öğrencilerin fiziksel ve zihinsel yorgunluğunu artırabileceğini ifade etmektedir. Ayrıca yeni sistemin hayata geçmesi halinde staj ve yarı zamanlı çalışma fırsatlarının azalabileceği yönünde kaygılar dile getirilmektedir.

Akademik çevreler, sistem değişikliğinin öğrencilerin sosyal ve kişisel gelişim alanlarını sınırlayabileceğini savunmaktadır. Ailesinden uzakta eğitim gören öğrenciler açısından barınma ve yaşam koşullarının daha zor hale gelmesi olası riskler arasında yer almaktadır. Bunun yanında artan ders yükünün akademisyenlerin araştırma sürelerini kısaltabileceği ve bilimsel üretkenliği olumsuz etkileyebileceği belirtilmektedir.

Referanslar:

Tags:

Categories:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir